Drawing Layer 1

Gri TV Nedir?

Dünya kururken, Türkiye nasıl mücadele ediyor?

+A -A
15:07 17-06-2021
Aklayanlar

 

Dünyada ve Türkiye’de sıcaklıklar artıyor. Kuraklık, çölleşme tehlikesini beraberinde getiriyor. BM’nin 1994 yılında 17 Haziran tarihini, dünyadaki çölleşme ve kuraklık riskine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için “Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü” ilan etmesinden bu yana her yıl bu konunun önemi vurgulanıyor.

Mayıs 2021, Türkiye’de son 50 yılın en sıcak mayıs ayı olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de kuraklık ve çölleşme tehlikesine karşı yürütülen çalışmaların yeterli olduğunu savunanlar her yıl bozulan arazi miktarı kadar rehabilitasyon yapıldığını söylüyor ve Türkiye’nin, dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ülkeler arasında olduğunu belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
“Türkiye'nin de içinde yer aldığı bazı bölgelerde kuraklık tehdidi baş gösterdi. Karşı karşıya bulunduğumuz durum, bizi alternatif su depolama yöntemleri arayışına itmektedir. Halen devam eden çalışmalarla 2023 yılına kadar 150 yeraltı barajını tamamlamayı hedefliyoruz. Bugüne kadar hizmete aldığımız 12 ayrı sulama tesisiyle 355 bin dekar araziyi sulamaya açarak çiftçilerimize yıllık 250 milyon lira gelir artışı sağladık. Şayet geçtiğimiz 18 yılda 255 milyar liralık bir yatırımla 600 adet barajı ve 423 adet göleti hizmete alarak 45 milyar metreküplük bir depolama hacmine ulaşmamış olsaydık işimiz gerçekten çok zordu.

Kuraklık sebebiyle bazı ürünlerin rekoltelerinde nispeten azaltma olacağı anlaşılmaktadır. Kuraklıktan zarar gördüğü belirlenen çiftçilerimizin Ziraat Bankası’na veya Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları da ertelenecektir.”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli
“Ülkemizin dünyada en fazla ağaçlandırma yapan ülkeler arasında yer alıyor. Son 18 yılda 5,4 milyon hektar alanda 4 milyar 633 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Yaptığımız erozyonla mücadele çalışmaları kapsamında 1970'lerde 500 milyon tonluk erozyonla kaybolan toprak miktarını günümüzde 140 milyon tona düşürdük. Hedefimiz, 2023'te bu rakamı 130 milyon tona indirmek. Çölleşme ve erozyonla mücadele deneyimimizi dünyaya aktarıyoruz, bu kapsamda 108 ülkeden 953 uzmana eğitim verdik.”

Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Prof. Dr. Taşkın Öztaş
“Türkiye’de kuraklık ve çölleşme ile mücadele amacıyla 2011 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü (ÇEM) kuruldu. ÇEM dünyada örnek bir devlet birimi. ÇEM ve TÜBİTAK, 2013'te önemli bir projeye imza attı, iki yıl içinde Türkiye Çölleşme Risk Haritası oluşturdu. Her yıl bozulan arazi miktarı kadar rehabilitasyon programları ile en az o kadar arazi kazandırılması amaçlanıyor. Ancak buna rağmen yılda 168 milyon ton toprak kaybı yaşanıyor. Avrupa ülkeleri arasında kıtasal ölçekte kaydedilen toprak kaybı ise 300 milyon ton. Bu da Türkiye’nin her yıl tek başına neredeyse tüm Avrupa'da kaybedilen toprağın üçte ikisini kaybettiği anlamına geliyor.”

Tarım Orman Bakanlığı
“Dünyada yaşanan küresel ısınma ve iklim değişikliğinin bir sonucu olarak yaşanan kuraklıktan ülkemiz de etkilendi. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan analizler çerçevesinde yeraltı sularının tarımsal açıdan yetersiz olduğu 10 il ve 45 ilçeyi kapsayan havzalar belirlendi ve önlemlerin alınmasına başlandı.”

Karalayanlar

Çölleşme sonucunda su kaynaklarının kuruması, bitki örtüsünün tahribi, erozyon ve biyoçeşitliliğin azalması gibi doğal ortamdaki bozulmanın yanında yaşam kalitesinin düşmesi, kıtlık ve göç gibi sosyoekonomik sorunlar da ortaya çıkıyor. Türkiye’de kuraklık ve çölleşme ile mücadelenin başarısız olunduğunu savunanlar, eylem planlarının hayata geçirilmesi konusunda bir süreklilik olmadığını belirtiyorlar ve maden çalışmaları nedeniyle kesilen ağaçlara dikkat çekiyorlar.

TBMM Küresel İklim Değişikliğini Araştırma Komisyonunda açıklanan raporda 2015, 2016 ve 2017 yıllarında orman sahasını kapsayan alanlar için toplam 17 bin 900 madene izin verildiği, 146 bin hektar (205 bin futbol sahası) alanın orman niteliğini kaybettiği belirtildi.

CHP İzmir Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu üyesi Ednan Arslan
“Gün geçmiyor ki ülkenin farklı bir bölgesinden çevre felaketine ilişkin bir feryat yükselmesin. İnsanlar, ağacına, deresine, doğasına, geleceğine sahip çıkmak için direniyor, iktidar ise bu isyana sadece kulaklarını tıkıyor, gözlerini kapatıyor. AKP dönemine damgasını vuran, Kaz Dağları, Kuzey Ormanları, Soros Körfezi, Cerattepe, Ordu altın maden sahaları, Yassı Ada, Uzun Göl, İkizdere, Yeşil Yol betona ve ranta teslim oluşun acı örneklerinden bazılarıdır. AKP iktidarında kıyısında yüzülen ve balık tutulan Marmara Denizi’ni kaybettik. Bugün mavi Marmara sarıya döndü, denizlerin rengi değişti.”

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç
“Diyelim ki bir tesis yapılacak ve ülkenin gerçekten ihtiyacı var, ona kimsenin bir itirazı olamaz ama neden hazine arazisine doğrudan yapılmak yerine orman arazisine gidiliyor? Yani burada bir sıkıntı var. Tamam, orman kendi eski haline geliyor ama çok uzun zaman alıyor biliyorsunuz. Bir tane ağaç kesip üç tane diktik, demeyelim, o bir ağaç yerine gelene kadar 100 yıl geçiyor.”

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim ve TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş
“Türkiye'de toplam kullanılabilir yıllık su tutarı, 112 milyar metreküp olarak hesaplanmıştır. Kişi başına yıllık ortalama yaklaşık bin 350 metreküp kadar su düşmektedir. Nüfusun hala artmakta olduğu Türkiye'de, dünya ortalamasının yaklaşık yüzde 18'ine karşılık gelen bu tutar, bize, Türkiye'nin hem kurak dönemlerde hem de iklim değişikliği sonucunda gelecekte iklimin daha sıcak ve kurak, değişkenliğin daha yüksek olacağı dönemlerde yeterli su açısından ciddi sorunlarla karşılaşılabileceğini açıkça gösterir. Kuraklık ya da su ile ilgili kriz yönetimlerinin yerine, risk temelli kuraklık ya da su yönetimi ve planlama politikalarının geliştirilmesi zorunluluktur.”

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Fırat Çukurçayır
“Acilen uzun vadeli çözümleri içeren önlemler alınmalıdır. Bu kuraklık toplumun çok büyük bir kısmını etkileyen bir doğal afettir. Türkiye 2017 yılında kamuoyuna açıkladığı kuraklık yönetimi planını uygulamamaktadır. Her şey adeta lafta kalmaktadır. Mevsimsel yağışlara bel bağlamak yerine uzun vadeli, deniz suyu kullanımı gibi çözümler için harekete geçilmesi gerekir. Kuraklık planlamasıyla ilgili 23 kanun ve 15 yönetmelik var. Aslında Türkiye’de her şey var ama bunları hayata geçirme noktasında sürekliliğimiz yok. Siyasetten daha bağımsız kurum ve kuruluşlarca kuraklık planlaması lazım.”

Gerçek Ne?

Türkiye orman varlığı 22 milyon 621 bin 935 hektar ile ülke yüzölçümünün %29’unu kaplıyor. Bu alan içerisinde normal kapalı orman alanı 12 milyon 983 bin 148 hektar ile toplam ormanlık alanının %57’sini, boşluklu kapalı orman alanı ise 9 milyon 638 bin 787 hektar ile toplam ormanlık alanın %43’ünü oluşturuyor.

Türkiye’nin toplam tarım arazisi miktarı, çayır ve mera arazileri de dâhil olmak üzere, 37 milyon 753 bin hektar ve işlenen tarım arazisi 23 milyon 136 bin hektar.

Tarım ve Orman Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğünün Türkiye Çölleşme Modeli ve Risk Haritasına göre Türkiye arazilerinin;
2019'da %18’i zayıf, %50,9’u orta, %22,5’i yüksek,
2018'de %20’si zayıf, %52’si orta, %19’u yüksek,
2017'de %12,7’si zayıf, %53,2’si orta, %25,5’i yüksek risk grubunda yer aldı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü Sıcaklık Analizleri
Mayıs 2021 Sıcaklık Analizi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, uzun yıllar mayıs ayı ortalama sıcaklığı 16,7°C iken, 2021 mayıs ayı ortalaması 19,3°C olarak ölçüldü. En yüksek sıcaklığın 44.3°C olarak Ceylanpınar’da tespit edildiği 2021 yılı mayıs ayı, son 50 yılın en sıcak mayısı olarak gerçekleşti.

2021 Mevsim Analizi
Türkiye’nin 1981-2010 ilkbahar mevsimi ortalama sıcaklığı 12,0°C. 2021 yılı ilkbahar mevsimi ortalama sıcaklığı 13,2°C ile mevsim normallerinin 1,2°C üzerinde gerçekleşti.

2021 yılı kış mevsimi son 50 yılın en sıcak 3. mevsimi olarak yaşandı.

Dünyada kuraklık ve çölleşme
Dünyanın çeşitli yerlerinde Dünya Meteoroloji Örgütünün 2020 yılında kaydettiği sıcaklıklara örnekler:

*Arktik Sibirya bölgesinin geniş bir kısmında sıcaklıklar ortalamanın 3°C üzerinde seyretti ve Verkhoyansk kasabasında 38°C'lik rekor bir sıcaklık gerçekleşti.

*Kaliforniya’da Ölüm Vadisi’nde, 16 Ağustos’ta, son 80 yılda dünyanın bilinen en yüksek sıcaklığı olan 54,4°C kaydedildi.

*2020'nin başlarında Avustralya’da Sidney’in batısında sıcaklık 48,9°C'ye ulaşarak rekor kırdı.

*17 Ağustos'ta Hamamatsu’daki sıcaklık değeri Japonya’nın ulusal rekoru olan 41,1°C’ye ulaştı.

UNESCO’ya göre; kuraklık, 165’den fazla ülkeyi, küresel çölleşme krizi konusunda olumsuz etkiliyor. Çölleşme ve kuraklık, 2 milyar insanın hala güvenli içme suyuna erişemediği bir zamanda su kıtlığını artırıyor ve 2050 yılına kadar 3 milyardan fazla kişinin benzer bir durumda kalma olasılığını güçlendiriyor. Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Sekretaryasına göre, arazi bozulması sonucu 135 milyon insanın 2030 yılına kadar dünyanın farklı bölgelerine göç etmesi bekleniyor.

BM 2020 Gıda ve Tarım Raporu’na göre; dünya genelinde bir milyar 200 milyon insan su sıkıntısı yaşıyor. Raporda ayrıca, kişi bayına düşen su miktarının son 20 yılda %20 azaldığı belirtiliyor. Aynı raporda, 2016’tan itibaren İstanbul’un kişi başına düşen su miktarının 1.700 metreküpün altına düşmesi nedeniyle “su stresi” yaşadığı belirtiliyor.

İklim göçü
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç’ın 17 Haziran 2020’de açıkladığı verilere göre;
Küresel ölçekte son 20 yılda 10 milyon kişinin çölleşme nedeniyle göç ettiği tahmin ediliyor.
Çölleşme, dünyada 4 milyar hektar alanı, 168 ülkede 1,5 milyar insanın hayatını doğrudan etkiliyor.
Her yıl 12 milyon hektar tarım arazisi (3 Konya ili büyüklüğünde) bozuluma uğruyor.
Son beş yıldaki gözlemler her yıl ortalama 5,2 milyon hektar orman arazisinin (2 Ankara ili büyüklüğünde) azaldığını gösteriyor.
Dünya nüfusunun üçte biri kurak bölgelerde yaşıyor ve bu ülkelerin %90’ını gelişmekte olan yoksul ülkeler oluşturuyor.

Gıda raporları
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün geçtiğimiz yıl yayımlanan Dünyadaki Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durum Raporu’na göre;
2019 yılından itibaren yaklaşık 2 milyar insanın besleyici ve yeterli gıdaya düzenli erişimi yok.
9 yıl içinde açlıktan etkilenen insan sayısının 840 milyonu aşması bekleniyor.
Küresel gıda güvenliğinin sağlanabilmesi için 2050 yılına kadar yaklaşık %60 daha fazla gıda üretilmesi ve bu üretimin doğal kaynaklar korunarak yapılması gerekiyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünya gıda ithalat maliyetinin 2021'de %12 artarak rekor seviyeye ulaşmasını beklediklerini açıkladı. FAO Gıda Görünüm Raporu 2020’de 1,530 trilyon dolar olarak açıklanan nakliye ücretini içinde barındıran dünya gıda ithalat maliyetinin bu yıl 1,715 trilyon dolara çıkabileceğini belirtiyor. Fiyat artışları, ithalata bağımlı ülkeler için risk teşkil ediyor.

FAO gıda fiyat endeksi Mayıs 2021’de aylık bazda %4,8, yıllık bazda %39,7 artışla Eylül 2011'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

Türkiye 2020 yılında 16,1 milyar dolar gıda ithalatı gerçekleştirdi.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de çiftçi sayısında son 12 yılda %48 oranında bir azalma görüldü.

Türkiye’de çölleşmeye karşı mücadele
1998: BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi'ne (BMÇMS) taraf olundu.
2005: Çölleşmeyle Mücadele Türkiye Ulusal Eylem Programı yürürlüğe girdi.
2007: Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi 10 Yıllık Stratejik Plan (2008-2018) kabul edildi.
2011: Orman ve Su İşleri Bakanlığı bünyesinde; Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü (ÇEM) kuruldu.
2015: Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2023) hazırlandı.
2019: Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı (2019-2030) yürürlüğe girdi.

Son eylem planında Türkiye Çölleşme Modeli ve Risk Haritası Projesi kapsamında çölleşmeyle ilgili 7 kriter ve 48 gösterge tespit edildi. Eylem planının amaçları arasında;
Etkilenmiş ve etkilenmesi muhtemel ekosistemlerin koşullarını iyileştirmek,
Çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadele etmek,
Sürdürülebilir arazi yönetimini teşvik etmek,
Etkilenmiş ve etkilenmesi muhtemel nüfusun yaşam koşullarını iyileştirmek,
Ulusal ve uluslararası aktörler arasında etkili bir ortaklık oluşturarak sözleşmenin uygulanmasını desteklemek için gerekli kaynakları harekete geçirmek yer alıyor.

Kuraklığın tarıma etkisi ve tarımda çölleşmeye karşı destekler
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın aktardığı bilgilere göre mayıs yağışlarının yetersiz olmasıyla;
Kuraklıktan etkilenen il sayısı: 41
En fazla zarar gören ürünler: Arpa, buğday, kırmızı mercimek

Buğdayda 18 milyon tonun, arpada 7 milyon tonun ve mercimekte 250 bin tonun altında bir rekolte tahmin ediliyor.

Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) verilerine göre;
Köy bazlı kuraklık verim sigortası düzenlen poliçe sayısı: 83 bin 805
Poliçeler kaşlığında teminat altına alınan alan: 1 milyon 520 bin 310 dekar

Bireysel sulama sistemleri hibe desteklemelerinin başladığı 2007'den itibaren;
Desteklenen proje sayısı: 35 bin 456
Modern sulama sistemi sağlanan alan: 2 milyon 975 bin 240 dekar
Toplam sağlanan hibe desteği: 641 milyon 139 bin TL

Paylaş:
yorum kuralları

Önemli gelişmeleri yakından takip et