Drawing Layer 1

Gri TV Nedir?

İstanbul depreme hazır mı? İBB ve Kandilli Rasathanesi’nin raporları ne gösteriyor?

+A -A
13:59 20-05-2021
Aklayanlar

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın batı ucunda 9 Ağustos 1912'de Mürefte Depremi, doğu ucunda da 17 Ağustos 1999'da Gölcük Depremi meydana gelince, hattın orta kesimi gerildi. Artık fay hattının ortasının da kırılması ve "Büyük Marmara Depremi"nin meydana gelmesi bekleniyor.

‘Büyük Marmara Depremi’ için İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonuyla hazırlanan “İstanbul deprem tahliye planı” tartışmaları da beraberinde getirdi. İstanbul için hazırlanan tahliye planını olumlu karşılayan uzmanlar, bu tarz bir çalışmanın yerinde ve gerekli olduğunu belirtiyor. 

Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy
''Eylem planını olumlu karşılıyorum. Çoklu bir tahliye sistemi var. Deniz, demir, hava ve kara yolları olmak üzere hepsi. Kara yolları çok tıkanıyor. 1999'u hatırlayın karayolları trafik açısından çok kilitlenmişti, hatta bir ambulansın bile geçeceği yollar kalmamıştı. Bunun planlı şekilde yapılması çok önemli. Vatandaş da ne yapacağını bilir bu durumlarda. Bu panikleyeceğimiz bir konu değil çünkü artık korku aşamasını atlatmamız gerekiyor, çalışma ve eylem dönemi... Vatandaşın da devletin kurumları ile birlikte bunları ödev olarak çalışması gerekiyor. Bu korkulacak bir şey değil, bu bizim gerçeğimiz.''

“İstanbul'u boşaltmak gibi bir plan değil bu. Gitmek isteyenlere, zarar gören binalarda barınmak yerine kendilerini daha iyi hissedecekleri illerde ya da memleketlerinde konaklamak üzere devlet yardımcı olacak.”

Türk Armatörler Birliği Genel Sekreteri, Emekli Deniz Harp Okulu Alay Komutanı Hüseyin Çınar
“Depremde en önemli konu o an için hızla ve süratle hayat kurtarmak. İstanbul için deprem öncesi hazırlıklar kapsamında bir aktarma ve tahliye planı ile her iki yaka arasında denizden ulaşımın devamlılığının sağlanması konusunda bir planlama yapılması ve insanlarımızın bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bunun için de bu konuda mümessil olan tüm kurumlarla bir koordinasyon ve planlama çalışması yapılması çok önemli.”

“Olası bir İstanbul depremi üzerine birçok senaryodan bahsediliyor, devlet kurumları bu konuda önemli çalışmalar yapıyor. Deprem esnasında ve sonrasında kesintisiz sürdürülmesi muhtemel en önemli ulaştırma yolu deniz ulaştırması. Hatırlanacağı gibi, 17 Ağustos 1999’da Marmara denizinde meydana gelen depremde en büyük hasar ve can kaybı donanma kenti olarak adlandırdığımız Gölcük’te yaşandı. O sırada Yüzbaşı rütbesinde ve Turgutreis Fırkateyni Harekât Subayı olarak görev yapıyordum. O dönemde deniz ulaştırması anlamında önemli tecrübeler edindim. Yolların kapanmış olması nedeniyle o an verilen bir karar ile süratleri nedeniyle hücumbotlar vasıtasıyla Gölcük-İstanbul arasında hastanelere yaralı tahliyesi başlatıldı.”

Dr. Savaş Karabulut’un eleştirilerine istinaden
İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı

“Afetzedelerin acil toplanma alanlarında bir araya gelmesinden transfer noktalarına ve geçici barınma merkezlerine ulaştırılmasına ve gerekirse destek illere götürülmesine kadar geniş bir süreç detaylı şekilde planlandı. Son bir buçuk yıllık dönemde İstanbul'un depreme hazırlığı için 651 toplantı yapıldı. Kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları planın hazırlanma sürecinde yer aldı. Bir plan elbette eleştirilebilir ancak ilgilinin bu yaptığı bir eleştiri değildir. Değerlendirmeleri bir akademisyenin yetkinliği ile bağdaştırılamayacak kadar bilimsellikten uzak ve çarpıtmalarla doludur. Bu açıklamaları yapabilen kişinin diplomasının gerçekliği ile ilgili tereddütler oluşmuş olup, konunun ilgili mercilerce bu yönüyle incelenmesi yerinde olacaktır.”

Karalayanlar

Sismik açıdan oldukça aktif bir ülke olan Türkiye; Avrasya-Arap-Afrika levhası arasında yer alıyor. Türkiye, sınırları içerisinde Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattıyla deprem kuşağında bulunuyor.

İktidarın bugüne kadar deprem gerçeğini görmezden gelerek hareket ettiğini belirten kimi uzmanlar, deprem tahliye planının uygulanamaz olduğunu dillendiriyor.

Deprem Bilimci Dr. Savaş Karabulut
“7.5’lik bir depreme hazır olduğumuzun sözünü bile kabul etmiyorum. İstanbul, 7.5’lik depreme hazırlanmadığı için bir kaçış var. Bu eylem planı değil, iktidarın sorumluluktan kaçış planı. Kaçış planı yerine deprem öncesi hazırlık planı yapılması gerekir. Binaların depreme hazırlanması gerekiyor, depremden sonrası değil. Kentsel dönüşüm dediler kentsel dönüşüm çözüm olmadı, ellerine ayaklarına bulaştırdılar. Çünkü bu iş başka sorumluluk getiriyor. Bütçeyi mega projelere ayırdılar. Deprem için ellerinde bir bütçe olmadığı için şimdi böyle bir plan hazırladılar.”

“İstanbul’da acil durum yolları var mı? Yok. Acil ulaşım yolları yok. 26 Eylül Silivri depreminden sonra insanlar çocuklarını okuldan almaya gittiklerinde E-5’in trafiği kilitlendi. Şimdi İstanbul’da deprem olacak, depremden sonra siz insanları tahliye etmek isteyeceksiniz, insanların bu alanlara ulaşması gerekecek ve bu alanların ayakta kalması gerekecek. Tahliye planları depreme hazır olmayan ve uzun süre eski haline dönemeyeceği endişesiyle yapılıyor. İstanbul’da tren hatlarının geçtiği güzergah en tehlikeli bölgede yer alıyor. Marmara Denizi’nde yapılan çalışmalarda bir tsunaminin meydana geleceği söyleniyor. Bu durumda gemilerin geri çekilmesi, sürüklenmesi söz konusu. Böyle bir depremde limanlar da olmayacak. Ben felaket tellalı değilim ama şöyle olacak; limanlar yıkılacak, tekneler çökecek. İnsanları tahliye bile edemeyecekler.”

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO):
“İstanbul’un temel sorunu binalarının deprem güvenlikli hale getirilmesidir. Bu başarıldığı oranda, vatandaşlarımız depremden daha az etkilenecek, tahliye de dahil diğer afet eylemleri gerçekleşme şansı bulacaktır. Ne yazık ki 10 milyonluk bir nüfusun ağır bir sonuçla karşı karşıya kalması pek çok planın hayata geçmemesi, kâğıt üzerinde kalması sonucunu doğuracaktır. Depreme hazırlığın ulusal bir seferberlikle ele alınması zorunludur. İstanbul’un bütünlüklü, gerçekçi ve uygulanabilir afet eylem planlamasına ihtiyacı bulunmaktadır.”

“İstanbul 20 milyonluk bir kenttir. Mevcut yapı stokunun yarısından fazlası deprem güvenliğinden yoksundur. Bunun anlamı ise açıktır. Nüfusun büyük bir bölümü depremden doğrudan etkilenecektir. İstanbul’da kent içi ulaşım sorunludur. Altyapı sorunları günlük hayatı olumsuz etkileyecek derecededir. Deprem toplanma alanları ya yoktur ya yetersizdir. Küçük bir kent için hayata geçirilebilecek deniz, demir ve hava yolları ile tahliyenin, 20 milyonluk bir kent için uygulanabilir olmadığını vurgulamak bile gerekmemektedir.” Kaynak↗

İçişleri Bakan Yardımcısı Çataklı’nın açıklamalarından sonra
Eğitim Sen İstanbul 6 No'lu Üniversiteler Şubesi:

"Eğer İstanbul’un depreme hazır olmadığı gerçeği kabul edilmiyorsa, aksini bilimsel bir raporla bürokratların ortaya koyması gerekmektedir. Yıllarca çalıştığı üniversitenin depreme hazır olmadığına ilişkin bilimsel görüşlerin haklılığı nasıl 26 Eylül 2019 depreminde ortaya çıkmış ve İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü yeniden inşa edilmeye başlanmışsa, İstanbul ili için de yaptığı çağrıya kulak vermek gerekmektedir. Kamu görevi yürütenlerin görevi fikir beyan eden bilim insanlarına saldırmak değil; onların bilgi ve çalışmalarından faydalanmaktır.”

Gerçek Ne?

İstanbul’un deprem tahliye planı
İstanbul'da yaşanması beklenen olası bir büyük deprem uzun yıllardır konuşulurken, İçişleri Bakanlığı'nın koordinasyonunda İstanbul Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı, AFAD ve diğer kamu kurumları, 7.5 büyüklüğünde depreme göre detaylı bir deprem eylem planı hazırlandığını duyurdu.

TRT Haber tarafından açıklanan plan, “Onlarca gemi kimi limanda, kimiyse açıkta. Hepsi hazır halde bekliyor. Tek bir görevleri var, olası bir depremde yüz binlerce İstanbulluyu tahliye etmek. Tahliye planı, deprem eylem planının önemli bir parçası. 16 milyonluk mega şehir için tüm hazırlıklar 7,5 büyüklüğünde bir depreme göre yapıldı.” ifadeleriyle aktarıldı.

İstanbul’da toplam 23 adet tahliye alanı bulunuyor
İstanbul'da toplam 23 adet tahliye alanı bulunuyor. Hazırlanan plana göre deniz yoluyla yapılacak tahliyeler için gemiler hazır bekliyor. Şehir hatları vapurları, deniz otobüsleri, kıyı emniyetine ait botlar ve gemiler ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bağlı deniz araçları da depremzedeleri tahliye etmek için kullanılacak.

Denizde 6 tahliye noktası
Plana göre denizden yapılacak tahliyeler için 6 nokta belirlendi. Vatandaşlar araçlarla bu noktalara taşınacak, ardından gemilerle İstanbul dışına çıkarılacak. Adalar için de iskele ve 5 kapak atma alanı belirlendi. Bunlar, Sirkeci Feribot İskelesi, Yenikapı Deniz Otobüs Terminali, Pendik Hızlı Feribot İskelesi, İstinye İskelesi, Harem Feribot İskelesi ve Zeytinburnu Zeyport Liman İşletmeleri.

Demir yolu tahliye noktaları
İstanbulluları kent dışına demiryoluyla çıkarmak için de 3 tahliye noktası belirlendi. Bunlar, Yeşilköy, Halkalı ve Tuzla Tren İstasyonları.

Karayolu tahliye noktaları
Plana göre karayolları da önemli bir rol oynayacak. Esenler, Alibeyköy, Samandıra ve Harem Otogarları deprem sonrası için acil çıkış terminalleri olacak.

Deprem eylem planında, hava yolu da tahliye için kullanılacak. Bunlar, İstanbul Havalimanı, Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı olacak.

İstanbul’dan tahliye edilecek kişiler nereye gönderilecek?
Plana göre tahliye yapılacak iller iki grup olarak belirlendi. Depremzedeler ilk olarak; Balıkesir, Eskişehir, Ankara, Manisa, İzmir, Afyonkarahisar, Konya, Antalya, Denizli, Samsun ve Kayseri'ye tahliye edilecek. İsteyenler de memleketlerine gönderilecek.

İhtiyaca bağlı ikinci grup destek il olarak belirlenen Adana, Gaziantep, Malatya, Trabzon, Diyarbakır, Erzurum ve Erzincan'a da depremzedeler sevk edilebilecek. Kaynak↗

7.5 büyüklüğünde bir depremde olası can kaybı 14 bini aşkın
İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ‘İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi’nde yer alan bilgilere göre, 7.5 büyüklüğündeki senaryo depreminin gece meydana gelmesi halinde İstanbul’da ortalama 14 bin 150 civarında can kaybı meydana gelebileceği tahmin ediliyor. Depremin gündüz saatlerinde olması durumunda beklenen can kaybının ise ortalama 12 bin 400 civarında olacağı aktarılıyor. Rapora göre, gece gerçekleşebilecek bir depremde yaklaşık 8 bin 100, gündüz depreminde ise 7 bin 450 kişinin ağır yaralanması tahmin edilirken; buna ek olarak hastane şartlarında tedavi görmesi gereken yaralı sayısı tahminleri gece depremi için 39 bin 650, gündüz depremi için 37 bin 500 kişi olarak belirtiliyor.

Olası İstanbul depremi için detaylı analiz ve tahminlerin yer aldığı raporda, “Benzetim senaryoları ortalama can kaybı ve yaralı tahminleri, deterministik senaryo için yapılan tahminlerin yaklaşık 1,5 katıdır. 475 yıl yinelenme periyodu için yapılan tahminler ise deterministik senaryonunun kabaca 3,7 katına denk gelmektedir. Burada da benzetim senaryolarından elde edilen sayıların, senaryo özelliklerine göre önemli farklılıklar gösterdiğinin altını çizmek gereklidir.” ifadeleri kullanılıyor. Kaynak↗

2 milyon kişi için acil barınma ihtiyacı
Raporda yer alan bilgilere göre, İstanbul’da 7,5 senaryo depremi sonrasında yaklaşık 640 bin hanelik acil barınma ihtiyacının ortaya çıkacağı tahmin edilirken; hane başına 3 kişilik nüfus kabulüyle, yaklaşık 2 milyon kişinin acil barınma ihtiyacı içinde olması bekleniyor. Kaynak↗

İBB ilçelere göre hasar kitapçığı yayımladı: Tahmin yüzbinlerce bina
2019 yılında yapılan ‘İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi’ kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından “İlçe Olası Deprem Kayıp Tahmini Kitapçıkları” üretildi. Kitapçıklarda, olası bir İstanbul depreminde ortaya çıkacak bina hasarları ve geçici barınma ihtiyaçlarının büyüklüğü dikkat çekti. Hazırlanan rapora göre, “Arnavutköy'de 2 bin, Ataşehir'de 3 bin, Bağcılar'da 10 bin, Bakırköy'de 6 bin, Beyoğlu'nda 4 bin 200, Büyükçekmece'de 9 bin, Çatalca'da 2 bin, Esenler'de 5 bin, Fatih'te 15 bin, Kâğıthane'de 2 bin, Kartal'da 4 bin, Küçükçekmece'de 13 bin, Sancaktepe'de 3 bin, Silivri'de 9 bin, Sultanbeyli'de 45 bin, Tuzla'da 7 bin, Üsküdar'da 4 bin” yapıda orta ve üstü hasar meydana gelmesi bekleniyor. Kaynak↗

En riskli alanlar nüfus yoğunluğunun en çok olduğu bölgeler
2020 resmi verilerine göre, İstanbul'un en yüksek nüfusa sahip ilçesi 957 bin kişi ile Esenyurt. Burayı 789 bin kişi ile Küçükçekmece ve 737 bin kişi ile Bağcılar izliyor. Bu bölgeler aynı zamanda uzmanların en riskli gördüğü yerler arasında gösteriliyor. Ayrıca Adalar, İstanbul'daki en az nüfusa sahip olan ilçe ancak fay hattına yakınlığı nedeniyle riskli bölgeler arasında sayılıyor.

Binaların yol açacağı mali kayıp 120 milyar TL
‘İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi Projesi’ raporuna göre, 7,5 büyüklüğündeki bir depremde binalarda oluşacak hasar 68 milyar TL'lik mali kayba yol açacak. Binalardaki elektrik, su, doğalgaz sistemleri gibi diğer hasarlar da eklendiğinde, mali kaybın 120 milyar TL'ye çıkacağı öngörülüyor.

Depremin bölgesel etkisi ve Marmara Bölgesi'nin ekonomik büyüklüğü dikkate alındığında, ekonomik kaybın daha da ağır olacağı tahmin ediliyor. Sadece İstanbul, Türkiye ekonomisinin yüzde 31'ini oluşturuyor. Olası bir depremin İstanbul'daki ekonomik faaliyet alanlarına hasar vermesi bu tabloyu daha da ağırlaştırabilir.

Rapora göre, ticaret, sanayi ve üretim ile konaklama tesislerinin yüzde 60'tan fazlasının depremde hasar alma olasılığı var. Bu olasılık, eğitim ve kültür kurumları, sağlık ve spor tesisleri ile dini kurumlarda ise yüzde 50'ye yakın. Kaynak↗

İBB’nin deprem bütçesi tartışma yaratmıştı
İBB faaliyet raporlarına göre, İBB Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanlığı'nın 2019 bütçesinin 1 milyar 18 milyon 921 bin lira iken, 2020 yılı bütçesinin 347 milyon 623 bin lira olarak açıklanması tartışmalara neden olmuştu. Eleştirenler, Ekrem İmamoğlu’nun ‘İstanbul’un en önemli sorunu depremdir’ ifadeleriyle, düşürülen deprem bütçesinin çeliştiğini belirtirken; İBB, deprem bütçesinin rakam olarak azaldığını fakat harcanan bütçenin 2.5 kat arttığını belirtmişti.

İçişleri Bakanlığı’nın deprem çalışmaları
İçişleri Bakanlığı, son yıllarda artırdığı deprem çalışmaları kapsamında 2021 yılının sonuna kadar 81 ilin risk azaltma planının tamamlanacağını bildirdi. Bu kapsamda şu ana kadar 6 milyonun üzerinde kişiye afet farkındalık eğitimi verildiğini açıklayan bakanlık, bu proje kapsamında yıl sonuna kadar 51 milyon kişiye ulaşmayı hedefliyor.

İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı çalışmaları:

  • Ülke genelinde toplanma alanı sayıları 25.570’e çıkarıldı.
  • İstanbul’da 2.900 olan toplanma alanı sayısı 5.600’e çıkarıldı.
  • Kişi başı toplanma alanı m2’si 1.29’dan, 3.37’e çıkarıldı.
  • İstanbul’da haberleşme için 2 adet Sayısal Telsiz sistemi kuruldu.
  • 6 milyon 633 bin kişiye afet farkındalık eğitimi verildi.
  • 50 bin afet acil durum çantası dağıtıldı. Kaynak↗

Türkiye’de meydana gelen büyük depremler
Nüfusunun yüzde 60'ı faal olan ve zarar verebilen deprem alanları üzerinde yaşayan Türkiye, 1500'lü yıllardan itibaren farklı zamanlarda 7 ve üstü büyüklüğünde 23 depremle sarsıldı.

Türkiye tarihinde son 50 yılda meydana gelen büyük depremler:
2020 İzmir depremi:
Büyüklüğü 6.9 olarak kayıtlara geçti. 117 kişi hayatını kaybederken, bin 34 kişi yaralandı.

2011 Van depremi: Büyüklüğü 6.6 olarak kayıtlara geçti. 604 kişi hayatını kaybederken, 4 bin 152 kişi yaralandı.

2003 Bingöl depremi: Büyüklüğü 6.4 olarak kayıtlara geçti. Bölgede 176 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

1999 Düzce depremi: Büyüklüğü 7.2 olarak kayıtlara geçti. 845 kişi hayatını kaybederken, 4 bin 948 kişi yaralandı.

1999 Gölcük depremi: Büyüklüğü 7.5 olarak kayıtlara geçti. 18 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 901 kişi yaralandı.

1998 Adana depremi: Büyüklüğü 6.2 olarak kayıtlara geçti. 145 kişi hayatını kaybederken, bin 500 kişi yaralandı.

1992 Erzincan depremi: Büyüklüğü 6.8 olarak kayıtlara geçti. 653 kişi hayatını kaybetti.

1983 Erzurum depremi: Büyüklüğü 6.9 olarak kayıtlara geçti. Bin 155 kişi hayatını kaybederken, 537 kişi yaralandı.

1976 Çaldıran depremi: Büyüklüğü 7.5 olarak kayıtlara geçti. 3 bin 840 hayatını kaybetti.

1975 Lice depremi: Büyüklüğü 6.6 olarak kayıtlara geçti. 2 bin 385 hayatını kaybetti.

1971 Bingöl depremi: Büyüklüğü 6.8 olarak kayıtlara geçti. 878 kişi hayatını kaybederken, 700 kişi yaralandı.

Paylaş:
yorum kuralları

Önemli gelişmeleri yakından takip et